Öksüz Yayınları

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 20 / 765
  • Öğe
    THE COMPARATIVE HISTOLOGY OF THE DIGESTIVE TRACT OF ACRIDA ANATOLICA AND PARAPHOLIDOPTERA SPINULOSA (ORTHOPTERA)
    (Mümin POLAT, 2019) Eren, Banu; Basar, Fatih; Sagir, Dilek; Yilmaz, Burcu Demirel; Mercan, Sevcan; Eren, Zafer
    Acrida anatolica and Parapholidopteraspinulosa are two different species of migratory caterpiller in the samefamily and both are threats to agriculture. They areharmful, they migrate andspread wide areas. Herbivorous Acridaanatolicahas strong chewy mouth part, mandibula is considered to be thebasic insect mouth type. Parapholidopteraspinulosa a carnivorous species, has a strong chewing gut. The purpose ofthis study is to compare the structures of the digestive tracts of these species.The digestive tract is divided into three parts, the foregut, midgut, and thehindgut. The prismatic epithelium, external circular and longitudinal muscles,connective tissue, granular structures and peritrophic membrane are the partsof the foregut. The caeceum is also found in this portion.The grasshoppers werecollected from the Ondokuz Mayis University Campus and kept in special containersand fed with wheat grass, fresh grass and with different insects. During thedissection process, the digestive tracts were removed and tissues were fixedwith 10% buffered neutral formalin solution for 24 hours. After routinehistological procedures, the sections were stained withhematoxylin-eosin (H-E).Foregut, midgut and hindgut were comparatively examined in terms of peritrophicmembrane, epithelial tissue, cell size, nucleus size, circular and longitudinalmuscles, connective tissue, regenerative cells and cellular diversity.            The knowledge of grasshopper histology and embryologywill contribute to the development of more efficient fighting with grasshoppersand the development of agricultural plant protection products.
  • Öğe
    Seasonal variations in physico-chemical parameters of Buleji and Paradise Point rocky shores at Karachi coast
    (Cem GAZIOGLU, 2018) Shaheen Zafar, Fatima Hayat; Ayub, Zarrien; Karim, Aasia; Zahid, Mohammad; Bat, Levent
    The aim of the current studywas to determine common physico-chemical parameters (salinity, temperature,chlorophyll-a, dissolved oxygen, andpH) of coastal water of two rocky shores from Buleiji and Paradise Point rockyshores at Karachi monthly basis, from November 2007 to April 2009. The range ofair and surface water temperature of Buleji varies from 19 ºC to 30 ºC and 21ºCto 29 ºC, respectively. Almost similar air temperature and seawater temperature(19º to 29º C) were recorded at Paradise Point. Salinity ranged from 35 to 39 ‰at Buleji while it ranged between 35 to 40 ‰ at Paradise Point. The lowestconcentrations of dissolved oxygen was recorded in November’07 and November’08at both sites, at Buleiji which were 1.6 mg/L and 1.7 mg/L while at ParadisePoint it was 1.8 mg/L and 1.7 mg/L, respectively. The pH value ranged from 7.0to 8.3 at Buleji and from 7.5 to 8.4 at Paradise Point. The concentrations ofchlorophyll-a were between 1.2 and 3.7µg cm-2 at Buleji while it ranged from 0.9 to 3.3 µg cm-2 at Paradise Point.Results showed that the obtained values of temperatures, salinity, pH and   chlorophyll-a are favorable for the continuedsurvival of marine biota but the values of dissolved oxygen were found to bebelow 4 mg/L which are not suitable for various species. Prolonged periods ofminimal dissolved oxygen directly upset larval stages of numerous marineorganisms. In Karachi coastal areas, seasonal accessibility of surface water isvery responsive to the monsoon climate and physiography of coastal belt. Theseconcerns were used to inform the common people and decision-makers about thestate of the coastal environments. To protect these dynamic significanthabitats, the government organizations and researchers should work withappropriate consideration. 
  • Öğe
    Frezeleme islemlerinde kesme kuvveti, titresim ve yüzey pürüzlülügü sonuçlarinin modellenmesi
    (Erciyes Üniversitesi, 2014) Yilmaz, Volkan; Dilipak, Hakan; Sarikaya, Murat; Yilmaz, Ceren Yaman; Özdemir, Mustafa
    Bu çalismada, frezeleme islemlerinde kesme parametrelerinin kesme kuvveti, titresim ivmesi ve yüzey pürüzlülügü üzerindeki etkisi çoklu regresyon analiziyle arastirilmistir. Deneylerde isleme parametreleri olarak 132, 220, 308 m/min kesme hizi, 0,05, 0,1, 0,15, 0,2 mm/tooth ilerleme, 1, 1,5 mm kesme derinligi ve 1, 2, 4 adet sayilardaki kesici uç kullanilmistir. Bu isleme parametreleri ile 100x50x20 mm ebatlarinda AISI 1050 deney malzemesi üzerinden talas kaldirilmistir. Deney sonuçlarina etki eden parametrelerin oranlari Minitab 15.0 yazilimi kullanilarak çoklu regresyon analiziyle ANOVA (Varyans Analizi) tablolari olusturularak bulunmustur. Ayrica ara degerlerin hesaplanmasinda sonuçlar için üç ayri matematiksel formül gelistirilmis ve tahminsel sonuçlar elde dilmistir.
  • Öğe
    Evaluation of Oxidative Stress Parameters in Male Textile Workers Working in Different Sections of Production
    (Kahramanmaras Sütçü Imam Üniversitesi, 2024) Dokumaci, Leyla; Yagmur, Isil; Tural, Rabia; İnanç Tolun, Fatma; Dagli, Hasan; Doboglu, Yeliz; Sager, Hatice
    Objective: Occupationally exposed environmental conditions and many substances threaten human health by causing diseases. This study examines biochemically how the oxidant and antioxidant system parameters change in the employees working in different textile departments.Material and Methods:3 groups of 30 people were formed, each consisting of healthy men who do not smoke or drink alcohol, working in the office, dyehouse and yarn departments of a textile company in Kahramanmaras office worker (control group, group 1), dyehouse worker (group 2), yarn worker (group 3). After 12 hours of fasting, venous blood samples were taken and serum samples were separated. Total oxidant status (TOS), total antioxidant status (TAS), total thiol
  • Öğe
    Yari Kurak Ekolojik Kosullara Sahip Topraklarin Verimlilik Özelliklerine Yönelik Konumsal Dagilimlarinin Belirlenmesi; Samsun-Vezirköprü Örnegi
    (Karamanoglu Mehmetbey Üniversitesi, 2023) Saygin, Fikret; Aytop, Halil; Dengiz, Orhan; Koç, Yusuf; Imamoglu, Ali
    Hem karasal hem de Karadeniz iklim özelliklerinin görüldügü Samsun ili Vezirköprü ilçesi, bitki yetistiriciligi açisindan polikültür tarim yapilabilme olanagina sahiptir. Toplam 111 km2’lik alandan 400 x 400 m araliklarla grid sisteme göre yüzey (0-20 cm) ve yüzeyalti (20-40 cm) olmak üzere toprak örnekleri alinmistir. Alinan örneklerde makro ve mikro düzeyde analizler gerçeklestirilmis ve cografi bilgi sistemlerinde (CBS), ArcGIS program kullanilip en düsük hata kareler ortalamasina sahip model seçilerek enterpolasyon haritalari üretilmistir. Toprak örneklerinde gerçeklestirilen tanimlayici istatistik sonuçlarina göre tüm parametrelere ait veriler saga çarpik (pozitif) iken, basiklik durumlari normale göre daha dik, varyasyon katsayilari ise yüksek degiskenlige sahiptir. Çalisma alaninin yüzey ve yüzey alti topraklarinin büyük bir bölümünde N içerigi yeterli, alinabilir fosfor ve alinabilir potasyum içerikleri ise yetersiz durumdadir. Alanin büyük bölümünde Na içerigi düsük, Ca, Mg, ve K içeriginin ise yüksek oldugu görülmüstür.
  • Öğe
    Deprem Afeti Sonrasinda Toplanma Alanlarinin Bilgi Düzeyi: Gümüshane Merkez Örnegi
    (Salih YILDIZ, 2025) Cengiz, Sevil; Gürsoy, Bilal; Güler, Ömer; Çakir, Resul; Karakas, Ayse; Baba, Bahar
    Afetler, yapisi geregi ansizin ve beklenmedik bir zaman dilimi içerisinde gerçeklesmektedir. Kentsel bölgelerdeki nüfus yogunlugu, ulasim sikintisi, barinma ihtiyaci gibi degerlerdeki artis ikincil afetlerin yasanmasinda önemli bir rol oynamaktadir. Afete maruz kalan kisiler, afet sonrasinda insanalar kendilerini güvende hissedecek alanlara ihtiyaç duymaktadir. Bu alanlar belli kriterlere göre belirlenmeli ve halk bu alanlarina hakkinda bilgilendirilmelidir. Bu çalismanin amaci, toplanma alanlarinin kriterlere uygunlugu, toplanma alanlarinin yeterliligi, toplanma alanlarinda olmasi gerekenler, toplanama alanlari hakkinda halkin bilgi düzeyini ve toplanma alanlarinin yeterliligini ölçmek olarak belirlenmistir. Bu arastirma konusu Gümüshane ilinde ikamet eden insanlarin olasi bir deprem afeti sonrasinda toplanma alanlari hakkindaki bilgi seviyesi ve toplanma alanlarinin yeterliligini belirlemektir. Saha çalismasi kapsaminda, ön test asamasinda 65 katilimciya, ana uygulama sonucunda 436 katilimciya ulasilmistir. Arastirmada elde edilen veriler SPSS 25.0 programi kullanilarak analiz edilmistir. Uygulama sonucu anket formunun güvenilirlik analiz Cronbach’s Alfa degeri 0,854 olarak belirlenmistir. Ankete katki saglayan kisilerin vermis olduklari cevaplarla medeni hal, cinsiyet, yas, meslek grubu, egitim durumu ve gibi demografik sorularda anlamli farkliliklar oldugu saptanmistir. Bu çalismada, acil toplanma alanlarinin ve geçici barinma sahalarinin degerlendirilmesi üzerinde yapilacak çalismalara zemin hazirlamasi hedeflenmistir.
  • Öğe
    Fiziksel Engelli Elit Sporcular ile Sedanter Fiziksel Engeli Bireylerde Yasam Kalitesi ve Toplumsal Katilim
    (Ekonomik Kültürel ve Sosyal Arastirmalar Dernegi, 2023) Peker, Fatma; Karadag, Ferda; Er, Filiz
    Bu çalismanin amaci, fiziksel engelli bireylerde yasam kalitesi ve toplumsal katilimin spor yapma ve yapmama durumuna göre farklilasip farklilasmadigini arastirmaktir. Çalismaya, Engelliler Spor Kulübünün lisansli 45 fiziksel engelli sporcusu ve 30 sedanter (spor yapmayan) fiziksel engelli birey katilmistir. Spor yapan ve yapmayan engelli bireylerin yasam kalitelerini ölçmek amaciyla “Yasam Kalitesi Ölçegi Kisa Form (SF-36)”, toplumsal katilimini degerlendirmek üzere “Craig Engellilik Degerlendirme Bildirme Teknigi-Kisa Form (CHART-SF)” ve arastirmacilar tarafindan gelistirilen “Kisisel Bilgi Formu” kullanilmistir. Verilerin analizinde betimsel istatistik, Mann Whitney U testi ve Spearman korelasyon testi uygulanmistir. Arastirmanin sonucunda, spor yapanlar lehine yasam kalitesi agri ve genel saglik boyutu ile toplumsal katilimda mobilite boyutunun istatistiksel olarak anlamli bir farklilik gösterdigi bulunmustur (p
  • Öğe
    2019 Parion Excavations
    (Atatürk Üniversitesi, 2023) Keles, Vedat; Kasapoglu, Hasan; Oyarçin, Kasim; Çelikbas, Ersin; Kaba, Hazar; Yilmaz, Alper; Kasapoglu, Büsra Elif
    Scientific archaeological excavations in the ancient city of Parion, located near Kemer village, Biga district, Çanakkale province, have been conducted since 2005. With the begenning of systematic scientific excavations, Parion excavations demonstrate the characteristics of a sophisticated work site by providing many archaeological data to the academic world, countless artefacts to the cultural inventory of our country and plenty of qualified staff to the archaeological society. In 2019, during the studies carried out in the ancient city, as in previous years, finds were unearthed together with data that will contribute to the archaeological and cultural heritage of the region. In this study; the excavations carried out in the ancient city in 2019, the data and findings obtained from the excavations, and the interpretation of the data and findings were highlighted. The excavations were carried out by a multidisciplinary team of 41 archaeologists, restorators and conservators, anthropologists, architects, geomatic engineers, art historians, epigraphers and translators from 10 universities. In 2019, excavations were carried out in 9 zones including Roman Bath, Odeion, Acropolis Eastern (Inner) Wall, South (Tavsandere) Necropolis, Agora and Warehouse Building, Theatre, Aqueduct, Toprak Kuleler Locality Chamber Tombs and Drilling 12. The year-long works lasted approximately 4 months in the field, and the entire study period included fieldworks, digital scanning and documentation, restoration-conservation, anthropology, tourism development, rehabilitation and landscaping operations.
  • Öğe
    Evaluation of Facial Aesthetics In Young-Adult Turkish Society
    (Gazi Üniversitesi, 2024) Yolcu, Irem; Çiçek, Orhan; Özkalayci, Nurhat
    OBJECTIVE: In the study; it is aimed to obtain soft tissue parameters of young adult individuals, which are liked by the society, instead of the concept of normal used in the orthodontic literature, which can help diagnosis and treatment planning.MATERIALS AND METHOD: In the study; profile and frontal photographs of 88 women and 61 men, aged between 20-31, who had no facial asymmetry and no trauma history, were used. Profile and frontal photographs of the participants were turned into a survey via Google forms; it was presented to the panel that included 4 orthodontists, 4 dentists, 4 plastic surgeons, 4 architects and 4 non-professional individuals. Panelists were asked to rate the photographs on a scale of 1-10. As a result of scoring; while 13 individuals with 7 points or more formed the attractive group, 13 individuals with 3 points or less formed the unattractive group. Angular measurements, vertical and horizontal distances were measured and compared to each other on 26 individuals. According to the scoring results, male individuals were excluded from the study because the number of males constituting the attractive group was insufficient. Normal distribution of data was evaluated statistically by Shapiro-Wilk test, and inter-group comparison was evaluated using Mann Whitney U-test (p<0.05).RESULTS: As a result of the frontal analysis; while the ratios of face width to face height, alar wing width to nasal height and bigonial width to mouth width were statistically higher in attractive individuals; the ratio of intercanthal width to facial width was found to be lower (p<0.05). As a result of profile analysis; while total vertical angle, nasal angle, middle and lower facial triad angles were found to be statistically lower in attractive individuals; facial convexity angle was higher (p<0.05).CONCLUSION: Vertical growth pattern of the face, nasal tip position, facial convexity and harmony in the vertical and transversal ratios of the face are among the factors that determine facial attractiveness in women.
  • Öğe
    Farkli Sekillerde Islenerek Sogukta (+4 °C) Muhafaza Edilen Inci Kefalinde (Chalcalburnus tarichi, Pallas 1811) Muhafaza Süresince Meydana Gelen Kalite Degisiklikleri
    (Van Yüzüncü Yil Üniversitesi, 2024) Sagun, Emrullah; Ekici, Kamil; Sancak, Hakan; Yörük, Ibrahim; Duyar, Hünkar Avni
    Bu arastirmada; bütün halde ve temizlenerek vakumsuz/vakumlu ambalajlanip 20 gün süreyle sogukta (+4 °C) muhafaza edilen inci kefalinde (Chalcalburnus tarichi, Pallas 1811) meydana gelen mikrobiyolojik, kimyasal ve duyusal degisiklikler incelenmistir. Toplam aerob psikrofil mikroorganizmalar ve laktik asit bakterileri bütün gruplarda muhafaza süresince artarak 20. gün 7-8 log kob/g seviyelerine ulasirken, Pseudomonas spp. sayilari ise sadece vakumsuz ambalajlanan örneklerde artmistir (5-6 log kob/g). Örneklerin hiçbirinde fekal streptekoklara rastlanmamis, maya-küfler ve koliform grubu mikroorganizmalar muhafaza süresince düzensiz bir seyir izlemistir. Toplam uçucu bazik azot (TVB-N) ve tiyobarbitürik asit (TBA) miktarlari ile peroksit sayilari bütün gruplarda artarken, pH degerleri, vitamin (A, D3) miktarlari ve duyusal analiz puanlari azalmistir. Belirlenen TBA miktarlarinin, TVB-N ve duyusal analiz bulgulari ile uyum göstermedigi görülmüstür. Bütün halde vakumlanarak ambalajlanan örneklerde, kan ve sindirim sisteminin içerigi hosa gitmeyen bir görünüm ve kokuya neden olmustur. Sonuç olarak; inci kefalinin sogukta bütün halde 7 gün, bas ve iç organlari çikarilarak ise 10 gün süreyle muhafaza edilebilecegi belirlenmistir. Duyusal özellikler ve raf ömrü üzerine baliklari temizleyerek vakumlu ambalajlamanin olumlu bir etkisinin bulundugu ve bunun en uygun yöntem olabilecegi degerlendirilmistir. Ayrica, az yagli bir balik olan inci kefalinde TBA miktari ve peroksit sayisinin tazeligin belirlenmesinde yararlanilabilecek güvenilir kriterler olmadigi kanaatine varilmistir.
  • Öğe
    PARION 2020 SEASON EXCAVATION, RESTORATION - CONSERVATION AND ANTHROPOLOGICAL STUDIES
    (Atatürk Üniversitesi, 2023) Keles, Vedat; Kasapoglu, Hasan; Oyarçin, Kasim; Kaba, Hazar; Yilmaz, Alper; Kasapoglu, Büsra Elif; Yılmaz, Michael Deniz
    Systematic archaeological excavations and researches in the ancient city of Parion, located on the Biga Peninsula in northwestern Anatolia, in the vicinity of Kemer village, Biga district, Çanakkale province, started in 2005 and have been continuing uninterruptedly to the present day. In 2020, excavation, restoration-conservation and anthropological studies were carried out in a total of 7 sectors including Odeion, South-Tavsandere Necropolis, Drilling 10 (Great Bath), Roman Bath, Drilling 11-1 (Acropolis), Acropolis Eastern (Inner) Wall and Agora and Warehouse Building. Field restoration-conservation practices were carried out in the Theatre, Roman Bath, Drilling 10 (Great Bath) and Odeion sectors, while laboratory restoration and conservation works were performed on metal, glass, bone, terracotta and stone/marble artefacts. Within the scope of anthropological studies, palaeoanthropological analyses of 110 individuals were examined. During the 2020 campaign, a grave type seen in the South-Tavsandere Necropolis and the opus spicatum type brickwork uncovered in Drilling 10 (Great Bath) were among the new ones for Parion. Excavations were performed on the eastern forecourt of the Odeion, in the latrina and impluvium sections of the Roman Bath, and on the Acropolis East (Inner) Wall to discover the organic connection with the Theatre. Field restoration and conservation operations were applied in the Theatre, Roman Bath, Drilling 10 (Great Bath) and Odeion. In the paper, the data obtained from the processes performed during 2020 and the finds unearthed are introduced, and interpretations are made that will enable the understanding of Parion and the sectors. The restoration and conservation processes in the field and laboratory are explained, and the data obtained from anthropological studies are presented.
  • Öğe
    Türkiye'deki Farkli Tahribat Dereceli Su Basar Ormanlarin Karakter Türleri
    (Karamanoglu Mehmetbey Üniversitesi, 2023) Sürmen, Burak; Kutbay, Hamdi Güray; Imamoglu, Ali
    Bu çalismada Karadeniz ve Marmara Bölgesi’nde farkli lokalitelerde bulunan su basar ormanlarin karakter bitki türlerinin belirlemesi amaçlanmistir. Bu ormanlar Samsun Haciosman Su Basar Ormani, Sinop Sarikum Su Basar Ormani, Sakarya Hendek-Süleymaniye Su Basar Ormani ve Kirklareli Igneada Su Basar Ormani’dir. Her bir su basar ormanda altisar adet 20 x 20 m büyüklügünde örnek parseller yerlestirilmistir. Belirlenen türlerin örtüs-bolluk dereceleri Braun-Blaunqet metoduna ve Phi (F) katsayisina göre tespit edilmis olup ayrica her bir türün sadakat derecesi Braun-Blaunqet ve Phi (F) katsayisina göre belirlenmistir. Tespit edilen karakter türlerin sayisi sirasiyla; Haciosman Ormani’nda 16, Sarikum Ormani’nda 12, Hendek-Süleymaniye Ormani’nda 14 ve Igneada Ormani’nda ise 30 tür tespit edilmistir. Sonuç olarak tahribatin fazla oldugu lokalitelerde karakter türlerin giderek azaldigi bulunmustur.
  • Öğe
    MÜZIK EGITIMI ANABILIM DALLARINDA ORKESTRA/ODA MÜZIGI DERSI KAPSAMINDA HAZIRLANAN KONSER REPERTUVARLARININ INCELENMESI
    (Erzurum Kültür Egitim Vakfi, 2019) Sen, Çagri; Sen, Ebru; Kurtaslan, Zafer; Aydin, Bahar
    Ülkemizde mesleki müzik egitiminin verildigi kurumlarda düzey ve amaç olarak farkli içeriklerle uygulanan Orkestra/Oda Müzigi derslerindeki temel hedef; ulusal ve uluslararasi çoksesli müzik repertuvarina ait eserlerin birlikte seslendirme kurallari ve disiplini çerçevesinde icra edilerek taninmasi, tanitilmasi ve yine birlikte seslendirme yoluyla ögrencilerde ortak müzik yapma bilincinin olusturularak müzikal duyusun gelistirilmesidir. Bu dersin amaçlari dogrultusunda, dersi yürüten egitimciler tarafindan çesitli degiskenler göz önünde bulundurularak eser seçimleri yapilmakta ve hazirlanan programlar, verilen egitimin bir ürünü olarak çesitli müzik etkinleri kapsaminda sergilenmektedir. Bu çalismada, mesleki müzik egitimi veren kurumlar arasinda yer alan üniversitelerin müzik ögretmenligi programlarinda Orkestra/Oda Müzigi dersi kapsaminda düzenlenen konserlerde eser seçimine yönelik egilimlerin tespit edilmesi amaciyla, müzik egitimi anabilim dallarinin 2013-2019 yillari arasinda ulasilabilen konser programlari incelenmistir. Bu dogrultuda, konser vermek amaciyla olusturulan repertuvarlarda yer alan eserler; türleri, bestecileri, ait olduklari dönemler vb. özellikleri bakimindan ayrintili olarak incelenmistir. Arastirma, durum tespitine yönelik betimsel bir çalisma olup nitel bir arastirmadir.
  • Öğe
    KONUT KAPICILARININ ÇALISMA HAYATI: AGRI ILI ÖRNEGI
    (Hak-Is (Hak Isçi Sendikalari Konfederasyonu), 2021) Sahin, Hayrettin
    Kentlesmenin artmasi ile özellikle çok katli binalarda ortak islerin yapilmasi için konut kapicilarin çalistirilmasi yayginlasmistir. Bu meslek zamanla kentlerin bütününe yayilmistir. Konut kapicilarinin sayisindaki artis beraberinde hukuki düzenlemeleri de getirmistir. Arastirmanin amaci, Agri ili Merkez ilçesinde, konut kapicisi olarak çalisanlarin görev ve haklarini süreç içerisinde ele almak ve karsilastiklari sorunlari tespit etmektir. Arastirmanin verileri katilimci gözlem yöntemi kullanilarak toplanmistir. Arastirma sirasinda gözlemlenen dokuz konut kapicisi, iki apartman yöneticisi ve üç atik kömür toplayicisi bulunmaktadir. Arastirma sonucunda, konut kapicilari is bulurken akraba ve hemserilerinden yardim aldiklari, sözlü sözlesme ile ise basladiklari, isten ayrilirken fesih süreleri ve tazminatlari dikkate alinmadigi görülmüstür. Konut kapicilarinin aldigi ücret asgari ücret seviyesindedir. Çalisma saatleri bazi dönemlerde çok yogunlassa da yilin tümü göz önüne alindiginda haftalik kirk bes saatin altinda kaldigi söylenebilir. Konut kapicilarinin çogu kapici konutundan yararlanamamaktadir. Kayitsiz çalistiklarindan dolayi primli sosyal güvenlik kollarindan faydalanamamaktadirlar. Diger taraftan konut kapicilari atik kömür toplayicilarini çalistirarak, ev kiralayanlardan komisyon alarak ve kurye isleri yaparak ek menfaat elde ettikleri görülmüstür.
  • Öğe
    Housing Conditions and Psychological Well-Being of Families Receiving Social Assistance within the Framework of Adequate Housing Principles
    (Okur Yazar Dernegi, 2025) Güldali, Pelin Satiroglu; Atasu Topcuoglu, Reyhan
    Poverty, housing problems, and lack of access to adequate housing are closely connected. Poor families often have to live in inadequate housing and face stress and insecurity caused by housing issues, which are linked to psychological well-being. This study aims to reveal the housing conditions and psychological well-being levels of poor families receiving social assistance in Sinop. Using a quantitative research method and a survey model, the study conducted a questionnaire with 378 individuals benefiting from social assistance through quota sampling. Data were collected through face-to-face interviews and analyzed using the SPSS22 software package. It was also determined that families receiving social assistance are mostly tenants and therefore unable to benefit from housing maintenance support, which requires homeownership. Consequently, they often live in poorly maintained, low-quality housing. These houses lack tenure security, are unfit for living, and fail to meet the basic needs of the families. The challenges faced by families receiving social assistance highlight the urgent need to improve housing conditions.
  • Öğe
    2016-2020 Yillari Arasinda Yazilmis Ortodonti Uzmanlik ve Doktora Tezlerinin Yayinlanma Oranlarinin Incelenmesi
    (Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, 2022) Özkalayci, Nurhat; Yolcu, Irem; Töz, Melis; Çiçek, Orhan
    Dis hekimliginde lisansüstü uzmanlik ve doktora tezleri, birçok bilimsel adimdan ilkidir. Ülkemizde dis hekimliginde uzmanlik ve doktoraegitimlerini bitirebilmek için tez yazmak ve yazilan tezi savunmak zorunludur. Tezlerin yayinlanmasi ise, yeni bilginin bilim camiasindayayilmasini saglar. Çalismamizda 2016-2020 yillari arasinda yazilan, merkezi sinav ile alinan 377 dis hekimligi uzmanlik ögrencisi ileüniversitelerin kendi bünyelerinde yaptiklari sinav ile alinan 149 doktora ögrencisinin tezleri incelenmistir. Degerlendirilen tezlerin teslimtarihleri, arastirma tipleri, danisman ögretim üyelerinin unvanlari, yapildigi üniversiteler, çalismalarin konulari ve yayinlanma durumlarikaydedildi. Tezlerin yayin durumu, Pubmed ve Google Akademik arama motorlari kullanilarak ve Dergi Park üzerinden yazar adi,danisman adi, tez basliklari Türkçe ve Ingilizce taranarak degerlendirildi. IBM SPSS 26.0 programi kullanilarak Ki-kare istatistiksel analiziyapildi. Yayinlanan tezler dergi kapsamina göre SCIE/ ESCI indeksli dergiler, diger ulusal dergiler ve diger uluslararasi dergiler seklindeincelenerek yayinlanma oranlari yüzdelik oran olarak hesaplandi. %71,67’si uzmanlik tezi ve % 28,32’si doktora tezi olan toplam 526 tezinyayinlanma oranlarinin doktora tezlerinde % 26,17 iken, uzmanlik tezlerinde ise % 17,5 oldugu görüldü.
  • Öğe
    Yasliligi Algilama Anketi Kisa Formu (Brief Aging Perceptions Questionnaire: B-APQ) Türkçe Versiyonu: Geçerlilik ve Güvenirlik Çalismasi
    (Hacettepe Üniversitesi, 2019) Özkaptan, Bilge Bal; Kapucu, Sevgisun; Akyar, Imatullah
    Amaç: Bu arastirmanin amaci, Yasliligi Algilama Anketi Kisa Formu (Brief Aging Perceptions Questionnaire: B-APQ)’nun Türkçe versiyonunun geçerlilik ve güvenirlik çalismasinin yapilmasidir.Gereç ve Yöntem: Bu arastirma Sinop il merkezinde yasayan 170 yasli bireyle yapilan metodolojik bir arastirmadir. Verilerin toplanmasinda “Kisisel Tanitim Formu” ve “Yasliligi Algilama Anketi Kisa Formu” kullanilmistir. Arastirmada ilk asamada dil ve kapsam geçerliligi, ikinci asamada ise güvenirlik analizleri yapilmistir.Bulgular: Katilimcilarin yas ortalamasi 71.5±7.42 yil olup çogunlugu (%69.4) erkektir. Bes uzman tarafindan degerlendirilen form maddelerine iliskin kapsam geçerlik orani ve kapsam geçerlik indeksi (CVI) 1.0 olarak hesaplanmistir. Dogrulayici faktör analizi sonucunda formun 17. maddesi çikartilmis ve nihai ölçek 16 maddeden olusmustur. Dogrulayici faktör analizinde ??2/???? degerinin 3’den küçük oldugu belirlenmistir. Karsilastirmali Uyum Iyiligi Indeksi (CFI) degeri 1.00; Uyum Iyiligi Indeksi (GFI) degeri 0.96 ve Normlastirilmis Uyum degeri (NFI) 0.94 olarak belirlenmistir. Arastirmamizda anket Cronbach alfa degeri alt boyutlar için Zaman Süreci-Yaslanmayla Ilgili Sürekli Farkindalik 0.94; Pozitif Sonuçlar 0.80; Pozitif Kontrol 0.92; Negatif Sonuçlar ve Kontrol 0.77; Emosyonel Ifadeler 0.37; olarak hesaplanmis olup tüm ölçek için Cronbach alfa degeri ise 0.63’dür.Sonuç: Arastirmamizdan elde edilen bulgular “Yasliligi Algilama Anketi Kisa Formu” Türkçe versiyonunun geçerli ve güvenilir bir ölçme araci oldugunu göstermistir. Yasli bireyler tarafindan yasliligin nasil algilandigini degerlendirilmek amaciyla yapilacak olan çalismalarda kullanilabilir.
  • Öğe
    COGRAFYANIN BAKI DIVANI’NA AKSI: SEHIR ADLARI
    (Erzurum Kültür Egitim Vakfi, 2019) Kufaci, Osman
    Bir bilim dali olan cografya ile edebiyat, sürekli olarak etkilesim ve karsilikli üretim hâlindedir. Insan hayatinin ayrilmaz bir parçasi olan cografya, edebiyat eserlerinemekân ve içerik saglar. Diger taraftan edebî eserler, kurgulandiklari dünyanin cografyasina hayat vermekte, onu biçimlendirmektedir. Kendi döneminde ve sonrasinda sairlerisanatiyla etkilemis olan Baki, özgünlügü yakalamayi basarmis sairler arasinda yerini alir. Bundan dolayi Baki Divani’ndaki sehir adlarindan hareketle büyük bir sairin sehirlerle ilgili tasarruflari ortaya konuldu ve maddeler hâlinde Sonuç Bölümü’nde açiklandi. Divanlarin taranmasi suretiyle sairlerin sehir adlari baglaminda imge, metafor, hayalve tasarruflariyla ilgili genis ve genel bir çalismaya ihtiyaç duyulmaktadir. Makale, bu minvalde yapilacak çalismaya katkida bulunacaktir. Ayrica Baki gibi büyük bir sairinsehirler hakkindaki bakis açisini tespit etmek de ayri bir önem arz etmektedir.
  • Öğe
    Kent ve Köyün Sosyo-Ekonomik Avantajlarini Birlestirme Deneyimlerinin OECD Refah Göstergeleri Üzerinden Degerlendirilmesi
    (Mehmet Ali YOLCU, 2022) Sahin, Hayrettin
    Ulasim ve iletisim araçlarinin gelismesiyle insanlar vakitlerini hem köylerinde hem de kentte geçirme imkâni bulmustur. Birçok bölgede, insanlar köyün ve kentin sosyo-ekonomik avantajlarini birlestirerek refah seviyelerini artirma çabasindadir. Arastirmanin amaci, köy ve kentin firsatlarini birlikte degerlendirenlerin refah seviyelerinde olumlu gelismeleri ortaya koymaktir. Bu çalismada etnografik yöntemin katilimci gözlem ve mülakat teknikleri kullanilmistir. Arastirmada köyden kente göç etmis ancak köyle baglarini koparmamis aileler incelenmistir. Arastirmanin evrenini Erzurum’un Oltu ilçesinin Sivridere mevkiinde bulunan köyler olusturmaktadir. Bu aileler on yil gözlemlenmis ve gerekli görüldügünde aile bireyleriyle görüsmeler yapilmistir. Arastirma bulgularina göre, ailelerin kentin firsatlarindan olan gelir ve servetin degerlendirmesi, istihdam, daha yasanabilir konut, saglik ve egitim, kamu kurumlarina yakinlik imkânlardan yararlandigi ortaya çikmaktadir. Diger yandan köylerin avantajlarindan yararlanama biçimi ise; bos zamanlarin degerlendirilmesi, alisilan akrabalik ve arkadaslik iliskileri, dogal, güvenli ve sakin yasam gibi imkânlardir. Bu yeni yasam biçimi ailelere köy ile kentin avantajlarini ayni anda yasama imkâni vermesi açisindan önemlidir.
  • Öğe
    Geographically Marked Turkish Cheeses
    (Istanbul Aydin Üniversitesi, 2020) Saygili, Derya; Demirci, Hande; Samav, Ufuk
    Turkey is a country with a wide varietyof agricultural and animal products due to its geographical location as well as has a rich culinary culture due to the combination of communities from different cultures. In order to preserve this rich local heritage, registration works are carried out by the Turkish Patent and Trademark Authority and geographical marking is applied to the products. Today, Antep sikma cheese, Diyarbakir knit cheese, Edirne white cheese, Erzurum civil cheese, Erzurum moldy civil cheese, Erzincan tulum cheese, Ezine cheese, Karaman Divle obruk cheese, Kars kasar cheese, Yozgat çanak cheese, Antakya sürk cheese, Antakya moldy sürk cheese, Malkara old kasar cheese and Van otlu cheese were entitled to geographical indication. In this study, it is aimed to protect our products identified with our rich cultural heritage and to introduce geographically marked cheeses while transferring this heritage to future generations