Yazar "Hamod, Musab" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 9 / 9
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe A Compilation and Analysis about the Laf? (Statements) Considered to be Problematic by Imam al-Nasa?i in his Book Al-Mujtaba(Veysel ÖZDEMIR, 2023) Hamod, MusabThe book "Al-Mujtaba" is an important work written by Imam al-Nasa?i, compiling ?adiths. The book is considered as one of the six major ?adith collections. The chapter headings, the chains of narration (isnad), and the routes of transmission especially stand out in terms of paying attention to the problems in the ?adiths. However, there are uncertainties in some parts where Nasa?i expresses difficulties in understanding statements such as "I did not fully understand it”, "I do not know this exactly", and "I do not know”. The problem of the research is the insufficient commentary on his work and the failure of commentaries to explain the difficulties in understanding addressed by Nasa?i. Despite these studies, the mentioned parts have remained unexplained. This study aims to uncover the reasons of the difficulty Nasa?i had in understanding and to bring together these parts for which he mentions experiencing such difficulty. The study also involves the analysis of the narration chains and comparing the transmitted narrations to examine and determine the reasons behind his statements. As a result of the study, seven parts in the book were identified where difficulties in understanding are mentioned. It is understood that three of them are due to the obscurity in Nasa?i’s commentaries, and the remaining four are caused by problems in the narration chains or the texts themselves. Finally, the research clearly presents the definitions and explanations of the mentioned reasons.Öğe Fudayl b. Muhammed el-Malatî’nin Hadis Rivayetindeki Yeri ve Önemi(2021) Hamod, MusabEmevîler zamanında ve Abbâsîlerin ilk döneminde Şam’ın Roma’ya sınır boylarında (suğûr) Müslümanlarla Romalı-lar arasında yapılan savaşlar, bölgede yer alan kentlerin ilmi yönden çalışmalarını olumsuz etkileyerek İslam baş-kentlerinin gerisinde kalmasına sebep olmuştur. Bu nedenle, bazı âlimler, bu bölgede yaşayan ve hadis rivayetinde bulunan muhaddislerin tamamını rivayet yönüyle zayıf olduğu genel hükmüne varmışlardır. Bu muhaddislerin içerisinde Fudayl b. Muhammed el-Malatî’de bulunmaktadır. İşte bu çalışmada, hakkında herhangi bir cerh-ta‘dîl ifadesi bulunmayan Malatya merkez camii imamı Fudayl b. Muhammed el-Malatî’nin belirtilen genelleme içerisine girip girmediğinin tespit edilmesi ve hadis rivayetindeki yerinin ortaya konulması amaç edinilmiştir. Hadis rivayet ehliyeti hakkında kaynaklarda bir bilgi yer almayan Fudayl b. Muhammed el-Malatî’nin rivayete ehliyetinin tespitin-de yöntem olarak râvisi olduğu hadisler incelenmiştir. Çalışma esnasında Fudayl b. Muhammed el-Malatî’nin hadis-lerinde âlî isnadlar bulunduğu, bazı hadislerinin Sahihayn’a müstahrec olarak kullanıldığı aynı zamanda fıkhî ve ahlâkî konularda önemli rivayetlerinin olduğu tespit edilmiştir. Onun râvi olarak yer aldığı hadisleri Ebû Nuaym el-İsfahânî, el-Heysemî ve İbn Hacer gibi meşhur münekkit âlimlerin olumlu bulup kullandığı görülmüştür. Yapılan araştırma ve takip edilen yöntem sonucunda Fudayl b. Muhammed el-Malatî ‘nin makbul bir râvi olduğu neticesine ulaşılmıştır.Öğe İbn Haldun'un Mutabakat Kanununun Hadis Rivayetlerinin Çağdaş Tenkidindeki Yansımaları: Eleştirel Analitik Bir Çalışma(2020) Hamod, Musab[No abstract available]Öğe İbn Haldun’un Mukaddimesinde Tarihi Rivayetleri Değerlendirmesi ve Muhaddislerin Yöntemiyle Kıyaslanması(2025) Hamod, Musabİbn Haldun’un Mukaddimesi, sosyoloji ilminin temellerini atması bakımından araştırmacılar tarafından büyük ilgi görmüştür. Ancak bu eserin asıl yazılış amacı olan tarihsel haberlerin doğruluğunu tespit etme ve zayıflıklarını ele alma meselesi aynı derecede ele alınmamıştır. Araştırmanın problemi, İbn Haldun’un Mukaddime’de tarihsel haberlerin doğruluğunu en sağlam şekilde test etmenin, bu haberleri toplumsal yapıların tabiatına uygunluk açısından değerlendirmek olduğunu savunmasıdır. Ona göre bu yöntem, ravilerin cerh ve ta’dil yoluyla incelenmesinden önce gelir. Ancak bu yaklaşım, hadis âlimlerinin tarihsel haberleri ele alış yöntemleriyle çelişmektedir. Bu çalışma, İbn Haldun’un yöntemini adil bir çerçeveye oturtmayı, aşırı övgüden ve eleştiriden kaçınmayı, ayrıca hadis âlimlerinin tarihsel rivayet metodolojisine güveni artırmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın bulguları, İbn Haldun’un uygarlık ilkelerine aykırı olduğu için eleştirdiği birçok tarihsel haberin, hadis âlimleri tarafından da isnad ve metin eleştirisi yöntemleriyle geçersiz sayıldığını göstermektedir. Ayrıca, İbn Haldun’un toplumsal yapı anlayışı ve bu bağlamdaki haber değerlendirmeleri, hadisçilerin metin eleştirisi yöntemine katkı sağlayabilir; ancak isnad eleştirisi yönteminden taviz verilmemelidir.Öğe Ibn Haldûn’un Mutabakat Kanununun Hadis Rivayetlerinin Çagdas Tenkidindeki Yansimalari: Elestirel Analitik Bir Çalisma(Tokat Gaziosmanpasa University, 2020) Hamod, MusabHaberin vakiaya mutabakati dogrulugunun delilidir. Ancak Ibn Haldûn, mutabakati usulcülerden farkli yorumlamis bu da çagdas hadis tenkidini etkilemistir. Zira onun mutabakata yaklasimi geleneksel isnâd çalismalarinin çerçevesi disina çikmistir. Bu noktada arastirmamizin problemini Ibn Haldûn’un tarih ve hadis rivayetlerini birbirinden ayirmasi; tarihi olanlari mutabakat, hadisleri ise isnâd kurallariyla degerlendirmesi ve bunun yani sira söz konusu mutabakat teorisinin Ahmed Emîn ve Resid Riza gibi akilci ekolün önde gelenleri tarafindan tarihi haberlerle birlikte hadisi kapsayacak sekilde genellestirilmesi olusturmaktadir. Dolayisiyla Ibn Haldûn’un mutabakat teorisinin son yüzyillardaki hadis rivayetlerine yansimalarinin ortaya konulmasi gerekmektedir. Buradan hareketle çalismamizda Ibn Haldûn’un mutabakat teorisinin usul ilmiyle olan farkinin açiga kavusturulmasi, modern hadis tenkidinde görülen etkisinin izahi ile tarihi kapsamdan hadis alanina aktarilmasinda akilci ekolün düstügü hatalarin tespiti amaçlanmistir. Arastirmada elestirel analitik yöntem izlenmis ve bazi bulgular ortaya konulmustur. Arastirmada ulasilan sonuçlardan en önemlileri, Imam Ebû Hanife’nin sahsi kanaatiyle hadisleri zayif gördügü seklindeki bilginin hatali ve Ibn Haldûn’un mutabakat teorisinin hadis-i serîf alanina aktarilmasinin akilci ekolün bir istismari oldugudur.Öğe Prof. Dr. Salih Kesgin. Hadisleri Anlama Sorunu. Ankara: İSAM Yayınları, 2016.(2023) Hamod, Musab[No abstract available]Öğe Quality Attributes Of The Companions In The Hadith Narration(Siyer Yayinlari, 2023) Hamod, MusabThe importance of quality in the educational field is not hidden. This research looks at the Companions’ narration of the Prophetic hadith through the total quality approach. It is a present-day approach through which we view an ageless historical work that is constantly connected to our lives. The problem of the research is to study the Companions’ narration of the Hadith through the philosophy of total quality. Its criteria provide an opportunity for a more comprehensive understanding of their approach to the narration and to realize their intentions in it. So, in the narrations, they had goals such as calling (to Islam) and interacting with the successors. Looking at their narrative as a product capable of total quality standards sheds light on broader social dimensions of justice and control. The research aims at touching on the origins of present-day total quality and trace its features in the companions’ narration of hadith, and to review their efforts. The research takes a descriptive and applied approach. This study concludes that the characteristics of the total quality system, which is currently sought in every field and suitable for practice, are available to the Companions who narrated the hadith: Record, control, excellence, striving for zero mistakes; work, competition, economy and waste prevention; also considering the situation of the recipients and the satisfaction of the beneficiaries; openness to the time in it; critical thinking and predicting the future…Öğe Rivayet Asrından Sonra Kitapların Müelliflerine Nispet Edilmesinde Senetlerin Değeri: Kazvînî'nin "Muḫtaṣaru Şuʿabü’l-îmân " Kitabı Örneği(2025) Hamod, MusabRivayet asrından, özellikle hicri 5. yüzyıldan sonra isnad temelli rivayetin değeri hakkında şüpheler dile getirilmiş ve isnadların korunmasının yalnızca tabarrük amacı taşıdığı, işlevsel bir faydasının olmadığı görüşü yaygınlaşmıştır. Ancak bu bakış açısı, kitapların müelliflerine nispetini doğrulamak gibi önemli bir işlevi göz ardı etmektedir. Zira müelliflerin isnadları ve hocalarından aldıkları icazetler, genellikle yazmaların ilk sayfalarında yer almakta ve bu veriler sayesinde müellifin kimliği tespit edilebilmektedir. Bu çalışma, rivayet sonrası dönemde isnadların müelliflerin kimliğini belirleme ve kitap nispetlerini doğrulamadaki rolünü vurgulamayı amaçlamakta olup bunu hicri 8. yüzyıldan kalma bir yazma eser olan Muḫtaṣaru Şuʿabü’l-îmân üzerinden ele almaktadır. Bu eser, İmam Beyhakî’nin hacimli Şuʿabü’l-îmân kitabının bir ihtisarıdır. Çalışmada bu örneğin seçilme sebebi, rivayet asrından uzak olması ve ayrıca müellif nispetinde yaygınlaşmış bir hatanın düzeltilmesine katkı sağlamaktır. Söz konusu eser, bugüne kadar Kadı’l-Kudât Ömer b. Abdurrahman Kazvînî ed-Dımaşkî’ye (ö. 699/1299) nispet edilerek basılmış ve yaygınlaşmıştır. Oysa gerçekte bu eserin müellifi, ondan yarım asır sonra vefat eden başka bir Kazvînî âlimi olan, meşhur Meşyeha (veya Fihrist) kitabının müellifi Hafız Siraceddin Ömer b. Ali b. Ömer Kazvînî’dir (ö. 750/1349). Bu araştırma iki temel soruya odaklanmaktadır: Birincisi, isnadın önemi bağlamında, rivayet asrından sonra isnadla rivayet sadece teberrük ve isnad zincirini korumak için mi devam etmiştir, yoksa işlevsel başka bir faydası da var mıdır? İkincisi, çalışma örneği ile ilgili olarak: Muḫtaṣaru Şuʿabü’l-îmân gerçekten yanlış bir şekilde mi nispet edilmiştir ve isnadlar bu hatayı ortaya koymada nasıl bir rol oynamaktadır? Çalışmada genel çerçevede betimleyici-analitik yöntem kullanılmış, seçilen örnek bağlamında ise tümevarım (istikrāʾ) ve karşılaştırma yöntemleri uygulanmıştır. Eserin yazma ve matbu nüshaları toplanmış, kapaklardaki müellif nispetleri ile içerideki isnadlar karşılaştırılmış ve bilimsel tahkik (tahkîk) yöntemlerine göre sonuçlar çıkarılmıştır. Araştırma, temel sorulara doğrudan cevap veren sonuçlara ulaşmıştır: Rivayet asrından sonra isnadla rivayet yalnızca tabarruk ve isnad geleneğini koruma amacı taşımamakta, aynı zamanda nakledilen kitapların isimlerini ve müelliflerini doğrulama açısından kritik bir işlev üstlenmektedir. Nitekim Muḫtaṣaru Şuʿabü’l-îmân’ın müellif nispetindeki yaygın hata da isnadlar aracılığıyla açıkça ortaya konmuştur; bu eserin müellifi Ömer b. Abdurrahman Kazvînî, Dımaşk kadısı değil, Bağdatlı muhaddis Ömer b. Ali Kazvînî’dir. Bu hatanın düzeltilmesi gerekmektedir, zira ünlü âlimlerin tahkikine dayalı basımlarla tekrar edilmesi ve örneğin Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi gibi güvenilir ansiklopedilere girmesi nedeniyle hatanın kalıcı hale gelme riski bulunmaktadır.Öğe the Concept of “Asb al-Jinaya” in the Context of Explaining ?adith Defects(Veysel ÖZDEMIR, 2024) Hamod, MusabThis research explores the expression "Asb al-Jinaya" and explains its meaning in the context of explaining ?adith defects and points of weakness. The importance of this term lies in understanding its dimensions, as it helps clarify the intent of the scholars who used it. The term is highly metaphorical, transferring the image of "binding" (?asb) and the concept of "crime" (jinaya) from a social context to a ?adith-related one. Such metaphors are not used arbitrarily or for literary embellishment; rather, scholars employ them in scientific discourse because they perceive them as serving a unique purpose in precision and comprehension, alongside their vivid imagery. What is the meaning of this expression in the context of ?adith defects? How effective is it in identifying points of weakness? Who are the most prominent scholars who used it, and how did they employ it? This research aims to answer these questions using a descriptive and analytical methodology. The research reveals that the first scholar to use the term "Asb al-Jinaya" was Ibn al-?a??an al-Fasi (d. 628 AH/1230 CE) in his critiques of Qadi ?Abd al-?a?? al-Is_h_bili (d. 581 AH/1185 CE), and that subsequent scholars adopted it. The term has proven to be powerful in pinpointing critical weaknesses and highlights the responsibility of narrating ?adith by metaphorically describing errors as crimes, emphasizing greater caution and accuracy.












