Cemil Süleyman’ın Siyah Gözler Romanından Hareketle Bir Kadının Paranoid Bozuklukları
[ X ]
Tarih
2019
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Fiktif bir âlemin üzerine şekillenen romanın hayatla ve gerçekle olan sıkı bir bağı vardır. Ruhsal bozukluklar da hayata ve gerçeğe dair olup edebi eserlerin içeriğinde bulunan bir durumdur. Yazarlar, bu gibi bozuklukları bazen anlatmak bazen de kurguya derinlik kazandırabilmek için kullanmışlardır. Tanzimat Dönemi’nde Ahmed Midhat Efendi, Nabizâde Nâzım, Samipaşazâde Sezai gibi yazarların romanlarında kısmen ele alınan ruhsal bozukluklar, Servet-i Fünûn Dönemi’ne gelindiğinde Halid Ziya ve Mehmed Rauf gibi yazarların romanlarında kapsamlı ve çarpıcı bir şekilde kurguda yer almaya başlar. Ancak Türk Edebiyatı’nda ruhsal bozuklukların bir çeşidi olan paranoid bozuklukların bir roman kahramanı ekseninde ele alınıp işlenmesi ilk kez 1911 yılında yayımlanan Cemil Süleyman’ın Siyah Gözler eseri ile gerçekleşir. Romanın ismi belli olmayan kadın kahramanı, paranoid bozukluğun persekütuar ve kıskançlık tiplerini bütünleştirerek yansıtır. Güvensiz ve kuşkucu tavırları ile ön plana çıkan kadın, âşık olduğu genç adamın her davranışını gerçekten uzaklaşarak yorumlar. Bu durum onun hem toplumla hem de sevdiğiyle olan ilişkisinin gitgide bozulmasına sebep olur. Romanın sonunda kadın, dış dünyadaki uyaranların onu yanlış yönlendirmeleri ve kendi inandığı düşüncelere dayanarak hareket etmesiyle delikanlıyı boğarak öldürür. Bu durum, kadının paranoid bozuklarının sonucunda yaşadığı gerçeklik deneyimindeki ciddi orandaki yitimin bir tezahürüdür.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Edebiyat, Psikiyatri, Edebi Teori ve Eleştiri
Kaynak
Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
1
Sayı
46