Yazar "Kuzucan, Tuna" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Buzda Değil Tuzda Balık: Toplumsal Bellek Ve Kültürel Mirasın Belgesel Yolculuğu(2025) Toplu, Mehmet; Kuzucan, TunaBu makale, bireysel ve toplumsal bellek kavramlarının belgesel sinemadaki rolünü ve Sinop’un üç bin yıllık lakerda (tuzda balık) geleneğini ele almaktadır. Tarih boyunca balıkçılık ve denizle kurduğu güçlü bağlarla bilinen bir liman kenti olan Sinop, bu geleneklerin merkezinde yer almıştır. Lakerda kültürü, özellikle Ermeni ve Rum topluluklarının katkılarıyla zenginleşmiş; zamanla toplumsal belleğin önemli bir parçası haline gelmiştir. Günümüzde Sinop’ta Ermeni ve Rum nüfusu bulunmamasına rağmen bu kültürel miras varlığını sürdürmektedir. Caner Özdemir’in yönetmenliğini yaptığı Buzda Değil Tuzda Balık (2024) adlı belgesel, bu geleneğin toplumsal bellekteki yerini görünür kılmayı amaçlamaktadır. Belgesel, bireysel ve kolektif anılar arasındaki etkileşimi vurgularken, lakerdayı tarihsel ve kültürel bir bağlamda ele almakta; yalnızca bir gastronomi pratiğini değil, aynı zamanda bir toplumun kimliğini ve kolektif hafızasını yansıtan kültürel bir araç olarak sunmaktadır. 2024 yılında ulusal düzeyde çeşitli film festivallerinde ve Sinop Lakerda Festivali’nde gösterilen yapım, görsel bir bellek mekânı olarak önemli bir işlev üstlenmektedir. Bu çalışmada, belgeselde yer alan anlatılar ve söylemler; bireysel ve toplumsal bellek arasındaki etkileşim bağlamında, nitel araştırma yöntemlerinden “tematik analiz” tekniği kullanılarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, Python tabanlı metin işleme araçlarıyla kelime frekansı analizi yapılmış; belgeselde öne çıkan anahtar kelimeler belirlenmiştir. Bu sık kullanılan kelimeler, görselleştirilmiş kelime bulutları aracılığıyla sunulmuş ve bağlamsal çözümlemeye tabi tutulmuştur.Öğe Küresel Popüler Kültüre Karşı TRT Ortak Yapımları: Quiet Life, Gülizar, March to May ve Shambhala Örnekleri(2025) Kuzucan, TunaTürkiye merkezli bir kamu yayıncısı olan TRT, son yıllarda uluslararası ortak yapım filmler aracılığıyla sinemayı stratejik bir kültürel anlatı ve karşı popüler kültür aracı olarak konumlandırmaktadır. Bu makale, TRT’nin ortak yapımcı olduğu Quiet Life, Gülizar, March to May ve Shambhala filmlerini inceleyerek, küresel popüler kültür tekelinin hegemonyasına karşı TRT’nin geliştirdiği stratejiyi analiz etmektedir. Çalışmada ilk olarak TRT’nin uluslararası ortak yapım politikaları ve motivasyonları ele alınmakta, ardından incelenen filmlerde öne çıkan temalar, anlatı yapıları ve estetik tercihleri değerlendirilmektedir. TRT’nin bu yapımlar aracılığıyla küresel kültürel hegemonya karşısında nasıl bir karşı duruş sergilediği, kültürel emperyalizm ve karşı hegemonya kuramları bağlamında tartışılmaktadır. Son olarak her bir filmin uluslararası festivallerdeki performansı, eleştirmenlerden aldığı yankılar ve yarattığı kültürel etki analiz edilerek TRT’nin yerli-millî anlatılar, alternatif estetikler ve küresel görünürlük stratejileri üretme çabasının sonuçları değerlendirilmektedir. Bu bağlamda TRT’nin sinema alanındaki ortak yapımlarının, Türkiye’nin yumuşak güç ve kültürel karşı hegemonya arayışının bir parçası olduğu sonucuna varılmaktadır.Öğe The Korkut Ata Turkic World Film Festival as Cultural Counter-Hegemony(Akademisyen Yayinevi Kitabevi, 2025) Kuzucan, TunaThis article examines the Korkut Ata Turkic World Film Festival as a case of cultural counter-hegemony and regional soft power. Established in 2021 through collaboration between Turkey and the International Organization of Turkic Culture (TüRKSOY), the festival aims to foreground the shared cinematic heritage of Turkic-speaking communities across Eurasia. Drawing on theories of cultural imperialism (Schiller, Tomlinson), soft power (Nye), and postcolonialism (Said, Bhabha), the study analyzes how the festival functions as a platform for resisting global cultural homogenization, particularly the dominance of Western media narratives. It argues that the festival fosters intercultural solidarity, promotes cultural continuity, and elevates regional identity through film. The article contextualizes Korkut Ata's strategic role in Turkey's broader cultural diplomacy, comparing its programming and ideological framing with global and regional counterparts such as Cannes, Berlinale, Fajr, and MIFF. It further discusses opportunities and challenges faced by the festival, including linguistic accessibility, inclusivity, global visibility, and ideological framing. Recommendations include embracing digital platforms, multilingual promotion, inclusive content, and international collaborations to increase its global impact. Ultimately, the festival is framed not just as a regional cinematic event, but as a cultural movement that reclaims narrative sovereignty and enacts a multipolar cultural world order. Through shared stories and cooperation, the Korkut Ata Festival offers a compelling model for cultural resilience and identity-building in the face of hegemonic globalization. © The Authors and Akademisyen Yayinevi. All rights reserved.












