Yazar "Güner, Özlem" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Çalışan Kadınlarda Pandeminin Ruhsal Etkileri ve Sağlıklı Yaşam Farkındalığı(2021) Aydın, Adeviye; Güner, ÖzlemAmaç: Çalışan kadınlarda, pandemi sürecinde anksiyete, stres, korku düzeylerinin ve sağlıklı yaşam farkındalığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Buçalışma tanımlayıcı kesitsel türde bir çalışmadır. Araştırma, Türkiye’de yaşayan dahil edilme kriterlerini taşıyan 18-65 yaş aralığında olan kartopu örneklemeyöntemi ile ulaşılan 387 çalışan kadınla gerçekleştirilmiştir. Veriler, “Tanıtıcı Bilgi Formu”, “Koronavirüs Korkusu Ölçeği”, “Bütünleşik Anksiyete StresÖlçeği” ve “Sağlıklı Yaşam Farkındalıkları Ölçeği” kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, parametrik testler, pearsonkorelasyon analizi ve çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan kadınların Koronavirüs (COVID-19) Korkusu puanortalaması 18,00±6,75, Bütünleşik Anksiyete Stres puan ortalaması 55,60±24,61 ve Sağlıklı Yaşam Farkındalık puan ortalaması 62,63±8,84’olarakbulunmuştur. Evli kadınların koronavirüs korkusu puan ortalamalarının (19,63±6,59), bekarlara göre (17,38±6,78) daha yüksek olduğu belirlenmiştir (t=-3,271, p=,001). Araştırmada, 30-39 yaş aralığındaki kadınların, 20-29 yaş aralığındaki kadınlara göre (F=4,514, p=,012); 6-10 yıldır çalışma deneyimi olankadınların 5 yıl ve altında çalışma deneyimi olanlara göre (F=4,819, p=,009) koronavirüs korkusu puanlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Koronavirüskorkusu ile sağlıklı yaşam farkındalığı toplam puanı arasında (r=0,127; p<0,05) ve bütünleşik anksiyete stres puanı ile (r=0,348, p<0,01) pozitif anlamlı birilişki bulunmuştur. Sosyalleşme ve anksiyete, stres puanları koronavirüs korkusunu %19 açıkladığı belirlenmiştir. Sonuç: Araştırmada, çalışan kadınlarınpandemi sürecinde sağlıklı yaşam farkındalık puanı ruhsal durumlarını etkilediğinden sürecin etkili yönetilmesinde bireylerin ruhsal yönden desteklenmesioldukça önemlidir. Yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, çalışma süresi gibi değişkenler koronavirüs korkusu ve sağlıklı yaşam farkındalığı ile ilişkilidir. Çalışankadınlarda ruhsal etkilerin en aza indirilmesinde ve sağlıklı yaşam farkındalıklarının artırılmasını etkileyen faktörlerin dikkate alınması önerilmektedir.Öğe COVID-19 Related Trauma, Stress and Depression in Pregnant Women(Mardin Artuklu University, 2023) Güner, Özlem; Öztürk, Rusen; Kavlak, OyaIntroduction: Pregnancy, a particular time for women, has been marred by fear, anxiety, and uncertainty with the COVID-19 pandemic. In this global pandemic, literature highlighted the importance of psychological effects on people, especially in a vulnerable population. This study was conducted to investigate the psychological effects of the COVID-19 pandemic on traumatic anxiety, depression, and stress in pregnant women.Methods: This was a cross-sectional and descriptive study, and 360 pregnant women were analyzed between September 2020 and February 2021. The collected data were evaluated by the Impact of Event Scale-Revised (IES-R) and the Depression Anxiety Stress (DASS-21) scale.Results: This study found that the prevalence of anxiety, depression, and stress in pregnant during the pandemic was 64.8%, 59.9%, and 43.2%, respectively. The depression and anxiety levels and IES-R score of pregnant women were moderate.Conclusion: Therefore, steps must be taken to enhance the mental strength of pregnant by developing the necessary and suitable consultation strategies during the pandemic.Öğe Hemsirelerin Ve Hemsirelik Ögrencilerinin Kanita Dayali Hemsirelige Yönelik Tutumlari(Necmettin Erbakan Üniversitesi, 2023) Özkaptan, Bilge Bal; Güner, ÖzlemAmaç: Çalisma, hemsirelerin ve hemsirelik ögrencilerinin kanita dayali hemsirelige yönelik tutumlarini incelemek amaciyla yapilan tanimlayici bir arastirmadir. Gereç ve Yöntem: Arastirmanin evrenini, bir devlet hastanesinde çalisan hemsireler ve bir devlet üniversitesi Hemsirelik Bölümü 3.ve 4. sinif ögrencileri olusturdu. Arastirmada veri toplama araci olarak; “Hemsire ve Ögrenci Tanitici Bilgi Formu” ve “Kanita Dayali Hemsirelige Yönelik Tutum Ölçegi (KDHYTÖ)” kullanildi. Bulgular: Arastirmaya katilan hemsirelerin; yas ortalamasi 35,19±7,13(23-55), %69.4’si kadin, %73,6’si lisans hemsirelik mezunu oldugu belirlendi. Arastirmaya katilan ögrenci hemsirelerin; yas ortalamasi 21,95±1,038 olup, %59.1’i kadin, %22,7’sinin saglik meslek lisesi mezunu oldugu tespit edildi. Hemsirelerin KDHYTÖ toplam puan ortalamasi 68.52+5.80 ile yüksek düzeyde, hemsirelik ögrencilerinin ise 47,51+2,07 ile orta düzeyde olarak saptandi. Sonuç: Arastirma sonucuna göre; hemsirelerin kanita dayali hemsirelige yönelik tutumlarinin ögrencilere göre daha yüksek düzeyde olumlu oldugu belirlendi. Hemsirelik egitim sürecinde kanita dayali uygulamalar hakkinda farkindaligin olusturulmasi hem ögrencilerin hem de hemsirelerin olumlu tutumlarin gelisimine katkida bulunacaktir.Öğe Ikinci ve Üçüncü Trimester Gebelerin Fiziksel Aktivite Düzeyi ve Fiziksel Aktivite Engelleri(Adiyaman Üniversitesi, 2019) Dasikan, Zeynep; Güner, Özlem; Bozkurt, TugçeAmaç: Gebeligin ikinci ve üçüncü trimestirinde olan saglikli gebe kadinlarinfiziksel aktivite düzeyi ve engelleri ile etkileyen faktörlerin belirlenmesiamaçlanmistir.Gereç ve Yöntem: Arastirma tanimlayici ve kesitsel niteliktedir.Çalisma Subat-Mayis 2016 tarihleri arasinda Izmir de kamusal birüniversite hastanesinin gebe izlem poliklinigine basvuran ve saglikli 246 gebeile yürütülmüstür. Verilerin toplanmasinda Tanitici Özellikler Formu, FizikselAktivite Engelleri Formu ve Egzersiz Davranislari Anketi (EDA) kullanilmistir.Verilerin analizinde; spearman korelasyon analizi, kruskal-wallis varyansi vemann-whitney U testi kullanilmistirBulgular: Arastirmaya katilan kadinlarin yas ortalamasi 27.85+4.01 ve gebelik haftasiortalamasi 26.33+3.69’dur. Kadinlarin %78’i gebelik öncesi FizikselAktivite algisini aktif ifade etmis, gebelikte ise bu oran EgzersizDavranislari Anketine göre %54.1’i aktif olarak saptanmistir.Arastirmayakatilan gebe kadinlarin en fazla yasadiklari fiziksel aktivite engellerisirasiyla; motivasyon/ istek eksikligi (%50.4), bilgi eksikligi(%32.5) zaman yoklugu (%30.1), aile/es desteginin olmamasi (%28.5) uygunolmayan hava kosullari (%26) ve bir iste çalismak (%24) olarak belirlenmistir.Gelir durumu düsük olan, çekirdek ailede yasayan, multigravida, plansizgebeligi olan ve gebelik öncesi aktivitesini hareketsiz algilayan kadinlarinEgzersiz Davranislari Anketi medyan degeri yüksek saptanmistir(p<0.05).Sonuç: Gebe kadinlarin yaklasik yarisi inaktifdir. Fiziksel aktivite yapmadakiengellerin basinda motivasyon eksikligi gibi kisisel engeller yeralmaktadir. Saglik profesyonelleri gebe kadinlara, fiziksel aktivite veyararlari hakkinda danismalik yapmali ve davranisa dönüstürmesi konusundadestekleyici olmalidir.Öğe Turkish Validity and Reliability of the Reproductive Coercion Scale(2021) Öztürk, Ruşen; Güner, ÖzlemPurpose: The aim of the study was to determine the validity and reliability of the Reproductive Coercion Scale by adapting it toTurkish. Material and Methods: The present research was methodologically planned to determine the validity and reliability of theReproductive Coercion Scale which was adapted to Turkish. The study was carried out with 150 healthy women who met the researchcriteria and applied to the Gynecology Polyclinic between 01 July and October 2020 in a state hospital. In the validity of the scale;Factor analysis tests (KMO, Bartlett Test, Principal Component Analysis, Varimax Rotation Method) were used to evaluate the expertopinions.In the reliability of the scale; Cronbach Alpha, pearson correlation, independent group t-test and split half values were used.Results: After ensuring the language equivalence of the Reproductive Coercion Scale, it was determined that the experts agreed on thecontent of the items as a result of the opinions of 10 experts (p = 0.153) for the content validity of the five items in the scale. In theitem analysis of the Reproductive Coercion Scale, the total correlation value of all items of the scale was found above 0.25. As a resultof this finding, no item was removed from the scale. The average score of the participants from the scale is 0.872 + 1.24. The internalconsistency reliability coefficient of the scale was found to be 0.72 and the internal consistency of the scale was found to be quitereliable. The results of the analysis of the scale's invariance against time and split half reliability also support the reliability.Conclusion: The Turkish version of the Reproductive Coercion Scale can be used validity and reliability in women