Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Deniz, Önder" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 7 / 7
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    19. Yüzyıldaki Gayr-i Müslim Tebaa Sorununun Sultan Abdülhamid Dönemindeki Hukukî Sonuçları
    (Tarih Okulu Dergisi, 2014) İmamoğlu, Hüseyin Vehbi; Deniz, Önder
    Osmanlı Devleti’nin zayıflamasıyla birlikte, Avrupalı devletler Şark Meselesi’nin uzantısı olarak gayr-i müslim Osmanlı teba’asını isyan etmeye zorlayarak önce daha fazla özerklik, ardından bağımsızlık isteğiyle hareket etmelerine neden olmuştur. Aynı zamanda devlet içindeki diğer gayr-i müslim unsurlar da, Avrupalı devletler tarafından, Osmanlı aleyhindeki politikaları için kullanılmışlardır. Şark Meselesi’nin tanımı ve kapsamında dile getirilen söylemlere karşı, Osmanlı yönetimi reform yaparak tebaasının bağlılığını sağlamaya çalışmış, aynı zamanda Batılı devletlerin, devletin iç işlerine karışmalarına varan, sözde sebeplerini ortadan kaldırmaya gayret etmiştir. 19. yüzyıl gerek ulusçuluk akımları gerekse de Batılı devletlerin destek ve kışkırtmaları sonucunda, Balkanlarda gayr-i müslim isyanlarının yaşandığı bir dönem olmuştur. Avrupalı devletler Osmanlı Devleti’nde ortaya çıkan gayr-i müslim sorununa bizzat müdahil olarak, kasıtlı bir şekilde “Şark Meselesi” tabirini kullanmışlardır. İlk olarak 1815 Viyana Kongre’sinde ortaya atılan “Şark Meselesi” tabiri, Osmanlı Devleti’ne yönelik politikalarında, gayr-i müslimleri Osmanlı aleyhine isyana zorlama girişimlerini içerir. Bu tarihten sonra Batılı devletlerin de desteğiyle gayr-i müslimler, önce daha fazla özerklik, ardından bağımsızlık isteğiyle isyan etmişlerdir. Buna karşılık devlet, tebaasını bir arada tutabilmek ve Avrupa’ya karşı topyekün mücadele edebilmek için çeşitli reformlar yapmıştır. Yapılan reformlar, devlet genelinde anlayış değişikliğine sebep olmuş ve “Osmanlı vatandaşlığı” deyimi gündeme gelmiştir. Sultan Abdülhamit döneminde Osmanlı, uluslararası kamuoyunda söz konusu müdahaleleri boşa çıkarmak ve içeride tebaasının yükselen sesini dindirmek için yasal ve yapısal düzenlemeler yapmıştır. Elbette söz konusu düzenlemeler Osmanlı hukuk sistemini derinden etkilemiş ve köklü değişimlere neden olmuştur. İlerleyen yıllarda bununla da yetinilmeyerek, gayr-i müslim teba’aya pek çok imtiyaz verilmiştir.
  • [ X ]
    Öğe
    27 Mayıs 1960 Darbesi Öncesi Tahkikat Komisyonu ve Basın: CHP'liler ile Basın Mensupları Arasındaki Telefon Görüşmeleri Bağlamında Basın-Siyaset İlişkileri
    (2025) İmamoğlu, Vehbi; Anamur, Didem Deniz; Deniz, Önder
    Bu makale, 27 Mayıs 1960 askeri darbesi öncesindeki dönemde Demokrat Parti’nin (DP) muhalefet ve basınla olan ilişkilerini ele almaktadır. DP, özellikle 1957 seçimlerinden sonra, Tahkikat Komisyonu aracılığıyla basın ve muhalefet arasındaki etkileşimleri daha sıkı bir şekilde kontrol etmeye çalışmıştır. Makalenin odak noktası, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üyeleri ile basın mensupları arasındaki telefon görüşmelerinin DP hükümeti tarafından izlenmesi ve bu izlemelerin muhalefet üzerindeki denetim politikalarının bir unsuru olarak nasıl kullanıldığıdır. Telefon dinlemeleri, siyasi faaliyetlerin izlenmesinin ötesine geçerek basının bağımsızlığı üzerinde de etkili olmuş ve kamuoyunun bilgiye erişiminde kısıtlamalar yaratmıştır. DP'nin muhalefet ve basın üzerindeki bu kontrol çabaları, Türkiye'de demokrasinin işleyişini zayıflatmış ve basın özgürlüğünü sınırlandırmıştır. Bu makale, söz konusu uygulamaların etkilerini, telefon dinlemelerinin basın-siyaset ilişkilerine olan yansımalarını ve bu sürecin demokrasi üzerindeki etkilerini analiz etmektedir.
  • [ X ]
    Öğe
    Cumhuriyet Döneminde Tatil Kavrami ve 1935 Tarihli Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Kanunu
    (Dokuz Eylül Üniversitesi, 2011) Deniz, Önder
    30’lu yillarda Anadolu’nun degisik bölgelerine açilan devlet isletmelerinin yani sira iktisadi hayati dogrudan etkileyen kanunlar, ülke çalisanlarinin sosyal yasantilarini dogrudan etkilemistir. Devletin çalisanin yasam standartlarini yükseltmeye amaçlayarak yaptigi kanunlar, çalisanlarin toplum içindeki etkisini artirmis, sehirlerdeki yasami degistirmistir. Bu dogrultuda tarim disi çalisma hayatinin gelistigi sehirlerde, tatil anlayisi 1935 Tarihli Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkinda Kanun ile önemli degisiklige ugramistir. Hafta tatili, milli ve geleneksel bayram tatilleri anlayisi yavas yavas olusmaya baslamistir. Kanunun eksik yanlari olmasina karsilik, Osmanli Devleti dönemindeki tatil anlayisi göz önünde tutuldugunda, Türk çalisma hayati için olumlu sonuçlar dogurmustur. Önceleri isverenin inisiyatifine birakilan tatil anlayisi, bu kanun yürürlüge girdikten sonra tamamen ortadan kalkmistir. Günümüze kadar çalisma hayatini etkileyen birçok kanun degisiklige ugrasa da 1935 Tarihli Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkinda Kanun çok az degisiklige ugrayarak günümüze kadar gelmistir
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Osmanlı Döneminde Canik Sancagında (Samsun) Ticarete Konu Olan Mallar
    (Tarih Boyunca Karadeniz Ticareti ve Canik (Samsun) Sempozyumu, 1, 2012) İmamoğlu, Hüseyin Vehbi; Deniz, Önder
    [Abstract Not Available]
  • [ X ]
    Öğe
    ŞARK MESELESİNİN SULTAN ABDÜLHAMİD DÖNEMİNDE GAYR-İ MÜSLİM OSMANLI TEBAASI ÜZERİNDEKİ İDARİ AÇIDAN SONUÇLARI
    (2014) İmamoğlu, Hüseyin Vehbi; Deniz, Önder
    Şark Meselesi, aslında 1815 yılında Viyana Kongresi'nde isimlendirilmiş ve daha sonra kapsamı genişletilmiştir. Bu tarihten sonra, özellikle Balkan uluslarının isyan ettirilmeleri doğrultusunda oluşturulan planların genel adı olan Şark Meselesi, Osmanlı Devleti'nin öncelikle Balkanlarda olmak üzere geleceğini konu edinen bir deyim olmuştur. Balkanlarda, Avrupalı devletlerin kendi menfaatleri doğrultusunda politikalarının bir parçası olarak, gayr-i müslim milletlerin Osmanlı aleyhine isyan etmesine imkân vermek ve bu esnada Avrupa genelinde mevcut dengelerin bozulmamasına dikkat ederek, Osmanlı Devleti'nden azami ölçüde ödünler koparmak ve gerekirse tasfiyesini sağlamak için işlev görmüştür. Meselenin çok yönlü ve büyük devletlerarası çıkar çatışmalarına sebebiyet verecek niteliklere sahip olması, zaman zaman Avrupalı devletleri farklı farklı politikalar takip etmeye zorlamıştır
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Şark Meselesinin Sultan Abdülhamit Dönemi Gayr-i Müslim Osmanlı Tebaası Üzerindeki İdari Açıdan Sonuçları
    (Turkish Studies, 2014) İmamoğlu, Hüseyin Vehbi; Deniz, Önder
    Şark Meselesi, aslında 1815 yılında Viyana Kongresi’nde isimlendirilmiş ve daha sonra kapsamı genişletilmiştir. Bu tarihten sonra, özellikle Balkan uluslarının isyan ettirilmeleri doğrultusunda oluşturulan planların genel adı olan Şark Meselesi, Osmanlı Devleti’nin öncelikle Balkanlarda olmak üzere geleceğini konu edinen bir deyim olmuştur. Balkanlarda, Avrupalı devletlerin kendi menfaatleri doğrultusunda yeniden yapılanma hedeflerinden kaynaklanan politikalarının bir parçası olarak, gayr-i müslim milletlerin Osmanlı aleyhine isyan etmesine imkân vermek ve bu esnada Avrupa genelinde mevcut dengelerin bozulmamasına dikkat ederek, Osmanlı Devleti’nden azami ölçüde ödünler koparmak ve gerekirse tasfiyesini sağlamak için işlev görmüştür. Meselenin çok yönlü ve büyük devletlerarası çıkar çatışmalarına sebebiyet verecek niteliklere sahip olması, zaman zaman Avrupalı devletleri farklı farklı politikalar takip etmeye zorlamıştır. Şark meselesinin ekonomik temelli nedenlerinden sömürge edinme yarışı ve hammadde arayışları, Avrupalı devletleri sömürgelerine giden yolları güvenlik altına almak ve yeni sömürgeler edinmek için Osmanlı Devleti’ni hedef haline getirmiştir. Şark Meselesinin sonucunda Sultan Abdülhamid döneminde devletin kısmen kendi tercihiyle gayr-i müslim tebaa, idari alanda giderek daha fazla yer bulmaya başlamış; merkezi idarenin taşra şubelerinde ve mahkemelerde gayr-i müslim memur, hâkim ve zabıta sayısı artmıştır. Hatta merkezden tayin edilen memurlar dahi olmuştur. Böylece klasik Osmanlı bürokratik yapısı değişirken, gayr-i müslimlerin etkinliği de artmıştır.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    The Legal Rights of Child Workers in the Working Life from Ottomans to the Republic
    (European Journal of Research on Education, 2014) Deniz, Önder; İmamoğlu, Hüseyin Vehbi
    The economic structure of the Ottoman Empire was consisted of agricultural production and craft enterprises based on agriculture. As a natural consequence of the production structure that is far away from industrial production, the proletariat that was occurred in Europe was not form in the Ottoman Empire. Not forming of the proletariat prevented the formation of the social policies that influence the working life in the country. In fact, after the industrial revolution, production in Europe started in factories. The process that started using the steam power in machines changed the structure of production and gave factories prominence. Besides the factories were conducting production in a way that meet the needs of the region where they are established, offered significant job possibilities in the cities. Industry that slowly developed as of the middle of the 19th Century in the Ottoman Empire continued at some enterprises established in several large cities, but social policies for the working life could not developed. However, also the child workers were taken place in this restructuring. But, the social policies for child workers who establish the part of the working life were not developed due to the same reasons. After demolition of the Ottoman Empire and with the proclamation of the republic, positive developments were observed in social policies, but these developments were not reflected to child workers properly. The first regulation in Turkey in real terms for child workers was started establishing only in 1930ies. Although the first policies for the working life in the industrialized countries of Europe were directed to child workers, in the Ottoman Empire and in the first years of the republic in Turkey, the due importance was not showed to child workers.

| Sinop Üniversitesi | Kütüphane | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı, Sinop, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim