Yazar "Baytimur, Suha Oğuz" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe 1789-1808 YILLARI ARASINDA OSMANLI DEVLETİ’NDE DEPREMLER VE METEOROLOJİK ÂFETLER(2020) Tatar, Özcan; Baytimur, Suha OğuzTarihin farklı dönemlerinde, dünyanın çeşitli bölgelerinde birçok doğa olayı meydana geldiği tespitedilmektedir. Geçmişte oluşan ve insanlar üzerinde herhangi bir etkisi olmayan doğa olayları kayda değergörülmemektedir. Fakat insanların bu olaylardan doğrudan veya dolaylı olarak etkilenmesi halinde, bu durumâfet şeklinde ifade edilmektedir. Çeşitli şekillerde meydana gelen doğal âfetler genellikle bölgesel olmaklaberaber geniş alanlara da yayılmaktadır. Âfet olarak ifade edilen bu olaylar, şiddetine bağlı olarak can ve malkayıplarına da sebep olmaktadır.Osmanlı Devleti’nde, incelenen dönem öncesinde çeşitli şekillerde doğal âfetler olduğu tespitedilmektedir. Ele alınan tarihlerde de yine benzer doğal âfetlere rastlanmaktadır. Birçok olumsuz etkiye sahipolan âfetler içerisinde depremler ve meteorolojik olaylar önemli bir yere sahiptir. Bölgesel bir etkiye sahipolan depremler ve meteorolojik olaylar, şiddetleri ölçüsünde can ve mal kayıpları yaşanmasına sebep olur.Ayrıca bu afetler neticesinde devlet işleyişinde çeşitli aksaklıklar ve ihtiyaçların temin edilmesinde yaşanansıkıntılar da kaynaklara yansımaktadır.Öğe 276 Numaralı Mühimme-i Mektum Defterinin İncelenmesi ve Değerlendirilmesi(2021) Baytimur, Suha Oğuz276 Numaralı Mühimme-i Mektum Defteri, Osmanlı Devleti’nden günümüze miras olarak kalan dönemin yazılı kaynakları içerisinde yer alan Mühimme Defterleri içerisinde bulunmaktadır. 44 sayfadan oluşan defter içerisinde toplamda 133 hüküm vardır. İki kısımdan oluşan 276 Numaralı Mühimme-i Mektum Defteri, 1807–1810 tarihlerini kapsayan hükümleri içermektedir. Birinci kısımda bulunan hükümler, klasik mühimme-i mektum defterleriyle benzer olayları ihtiva ederken; ikinci kısımdaki hükümler ise kal‘abend defter tasnif kayıtlarıyla aynı içeriğe sahiptir. Birinci bölümde yer alan hükümler, Osmanlı Devleti sınırları içerisinde meydana gelen olaylar ve bu olaylara karşı alınması gereken tedbirler hakkındadır. Burada idari ve sosyal sorunlar ağırlıklı olarak bulunmaktadır. İkinci kısımda ise Osmanlı Devleti’ne ait ceza uygulamaları yer almaktadır.\rDefterde farklı bölgelere ait olaylarla karşılaşılmaktadır. Bu nedenle Osmanlı Devleti’nin farklı bölgelerine ait olayları, sorunları ve bunlara karşı alınan tedbirler, defterde bulunan hükümlerden anlaşılabilir. Genellikle ortaya çıkan kanunlara ve kurallara aykırı davranışlar ile bölgede huzuru bozup eşkıyalık vb. faaliyetleri içeren olaylar, hükümlerde yer almaktadır. Bu olaylar karşısında Osmanlı Devleti’nin tutum ve davranışları ile sorunların giderilmesi amacıyla almış olduğu önlemler hükümlerde açıkça görülmektedir. Alınan önlemler içerisinde ise yoğunlukla suçluların cezalandırılması ön plandadır. Defterde bulunan hükümlerde yer alan cezalar ise idam cezası, kürek cezası, kal‘abend cezası, manastırbend cezası, sürgün cezası, zorunlu ikamet cezasıdır.Öğe Manastirbend Penalty and Its Practices in The Ottoman State (1789-1839)(Abidin Temizer, 2022) Baytimur, Suha OğuzThe Ottoman Empire housed a large number of people from different nationalities and faiths within its borders in the wide geographical area it dominated. It was obligatory for all of these communities to comply with the established laws and rules in this period. Acting against the law was considered a crime and punished in various ways. The Ottoman State allowed different ethnic and religious groups to lead a life following their traditions, customs and beliefs, provided that they were not against the law. However, non-Muslims who did not comply with the traditional life of the Ottoman Empire and acted contrary to it were sanctioned in various ways. Non-Muslim citizens who were found guilty due to the patriarchate's direct or indirect complaint to the sultan were punished by the sultan's order. Although the penalties applied are various, prison sentences are frequently encountered. Some of the prison sentences, which were named with different names due to where the criminals were placed in the records, were applied in monasteries and were expressed as monasterybend. In the Ottoman Empire, with the monasterybend penalty applied only to Christian citizens, criminals were kept in monasteries until they were reformed. Criminals were also convicted in castles or towers attached to monasteries. It is seen that people who were sentenced in monasteries sent a petition to the center for improvement. As a result of examining the petitions sent in the Court, the prisoner was pardoned and released if it was concluded that the prisoner was reformed. This study aims to analyze the monasterybend penalties in the Ottoman Empire between the years 1789-1839. © 2022, Abidin Temizer. All rights reserved.Öğe OSMANLI DEVLETİ'NDE DEVLET ADAMLARINA UYGULANAN BİR YAPTIRIM: “ZORUNLU İKAMET” (1789- 1838)(2022) Baytimur, Suha OğuzTarih boyunca insanlar, deprem, sel, heyelan gibi doğal afetlerle mücadele etmek Osmanlı Devleti’nin idaresinde farklı görevlerde yer alan devlet adamları, vazifeleri gereği yapmakla sorumlu oldukları yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. Padişahın iradesiyle atanan idareciler, mesul oldukları makamlarda oluşabilecek sıkıntılarda doğrudan sorumlu tutulmakta ve çeşitli yaptırımlara maruz kalmaktadır. İdarecilerin olumsuz davranışları ya da yetersiz yönetimleri sonucunda belirlenen yaptırımlardan biri de görevden alınmak ve padişah tarafından emredilen bölgede zorunlu olarak yaşamak olmuştur. Görevleri iptal edilerek belirtilen bölgede yaşaması istenen idarecilerden bir kısmı yine padişahın emriyle yeni bir göreve atanabileceği gibi kayd-ı hayatta söz konusu bölgede yaşayabilmektedir. Zorunlu ikamet yaptırımının ayrıca yaşlılık ve hastalık nedeniyle görevini ifa etmede yetersiz kalan idarecilere uygulandığı da görülmektedir. Bir nevi emeklilik olarak da görülen bu uygulamada görevden alınanlara yaşayacakları yeri seçme şansı verildiği gibi bu yerler merkezden de belirlenebilmektedir. Bu yaptırımın uygulanmasındaki temel neden ise görevden alınan idarecilerin bulundukları bölgelerde sıkıntıya neden olmasını engellemek ve bu kişileri kontrol altında tutmaktır. Bulundukları bölgelerde güç ve nüfuz sahibi olan idareciler, görevden alındıktan sonra sorun ve sıkıntılara sebep olabildiği gibi bu idarecilerin güç kullanarak makam ve mevkileri işgal etmeye çalıştıkları görülmektedir. Makamların kişiler tarafından zorla ele geçirilmesi ise yeni sorunlara neden olmakta ve huzursuzluğu artırmaktadır. Bu tür sıkıntılara önceden engel olabilmek amacıyla yapılan zorunlu ikamet uygulaması ile bu tür olayların ortaya çıkması engellenmeye çalışılmıştır. Her ne kadar görevden alınan bazı idareciler zorunlu ikamet ettirildikten sonra yine de olumsuz davranışlarda bulunmuş olsalar da, genel anlamda uygulamanın başarılı olduğu görülmektedir. Böylelikle Osmanlı Devleti almış olduğu bu önlem ile ortaya çıkabilecek sorunları genel anlamda engellemeyi başarmıştır. Ayrıca idarecilerin görevden alındıktan sonra verilen emirlere riayet etmeleri ise padişaha olan sadakatlerinin testi olmuştur.Öğe OSMANLI DEVLETİ’NDE ÇEKİRGE İSTİLALARI VE SOSYO-EKONOMİK HAYATA ETKİLERİ (1789-1839)(2020) Baytimur, Suha Oğuz; Tatar, Özcanİnsanoğlu tarih boyunca farklı şekillerde birçok doğal afete maruz kalmıştır. Yaşanan afetler neticesinde çok sayıda can ve mal kaybının meydana geldiği kaynaklardan tespit edilmektedir. Biyolojik kökenli olarak görülen bazı doğa olayları ise insanları yine olumsuz yönde etkilemektedir. Bu tür olaylar, insanların yaşamlarını sürdürmek amacıyla ekip yetiştirdiği ürünlerin, bir anda ortaya çıkan çok sayıdaki haşere veya hayvanlar tarafından tahrip edilmesi ile meydana gelir. Bu canlılarla mücadele edilememesi ve alınan önlemlerin yetersiz kalması sonucunda ise durum afete dönüşmektedir. Biyolojik afetlere yol açan ve verdiği zarar ile insanlar arasında büyük sıkıntılara sebep olanların başında ise çekirgeler gelmektedir. Tarihin çeşitli dönemlerinde ve dünyanın farklı bölgelerinde çekirge istilaları ile oluşan afetlere sıklıkla rastlanmaktadır. İnsanlara doğrudan bir tehdit yaratmayan çekirgeler dolaylı olarak büyük zararlara neden olmuştur. Çok sayıdaki çekirgenin ekili ve dikili alanları istila ile tahrip etmesi neticesinde toplumlarda kıtlık olayları görülmüştür. Toplumlar geleneksel uygulama ve dini inançlara dayanılarak çekirge istilalarına karşı önlem almaya çalışmışsa da pek başarı sağlayamamıştır. Osmanlı Devleti’nde de çeşitli dönemlerde görülen bu tür afetler, kıtlık başta olmak üzere, ekonomik sıkıntılar, göçler, hastalıklar vb. sorunların oluşmasına neden olmuştur. İncelenen dönemde meydana gelen savaşlar ve iç karışıklıklar ile mücadelenin yanında meydana gelen bu tür afetler büyük zararlara neden olmuştur. Çekirge istilalarına karşı çözüm bulunamaması nedeniyle benzer olaylara ilerleyen tarihlerde de rastlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Çekirge, Doğal Afet, Kıtlık.