Yazar "Aypar Akbağ, Nuran Nur" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Doğurganlık Çağındaki Kadınların Kişilik Özellikleri ve Çocuk Doğurma Korkusu(2025) Aypar Akbağ, Nuran Nur; Güner, Ozlem; Eroğlu, AyşegülGiriş: Kadınların üreme yaşı, kişisel ve toplumsal yaşamlarını etkiler. Bu çağın en önemli olaylarından biri olan doğum, biyolojik, psikolojik, sosyal ve kültüreldir. Amaç: Bu araştırmanın amacı doğurganlık çağındaki kadınların kişilik, demografik ve obstetrik özellikleri ile çocuk doğurma korkusu arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Yöntem: Bu tanımlayıcı kesitsel çalışma, Mayıs-Kasım 2024 tarihleri arasında üreme çağındaki 394 kadınla çevrimiçi olarak yürütülmüştür. Veriler \"Kişisel Bilgi Formu\", \"Cervantes Kişilik Ölçeği (CKÖ)\" ve \"Doğum Korkusu Ölçeği (DKÖ)\" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi ve Spearman korelasyon testi kullanılmıştır. Bulgular: Cervantes Kişilik Ölçeği alt boyut puan ortalamaları Dışadönüklük/İçedönüklük için 11.57 ± 3.49, Duygusal Kararlılık/Kararsızlık için 28.65 ± 7.52 ve Tutarlılık/Tutarsızlık için -6.92 ± 7.66 idi. Kadınlarda Doğum Korkusu Ölçeği genel puan ortalaması 51,67 ± 8,40'tır. Yaş, eğitim düzeyi, ikamet edilen yer, medeni durum, çalışma durumu, gelir ve aile tipi doğum korkusu ölçeğinin alt boyut puanlarını anlamlı olarak etkilemektedir. Obstetrik değişkenlerden çocuk sahibi olma, doğum tercihi, gebelik sayısı ve düşük/kürtaj sayısının doğum korkusu üzerinde anlamlı etkileri olduğu bulunmuştur. Sonuç: Nevrotik veya tutarsız kişilik özellikleri sergileyen gebeler daha yüksek düzeyde doğum korkusu yaşamaktadır. Bu nedenle nevrotik ve tutarsız kişilik özelliklerine sahip kadınlar doğum korkusu açısından daha dikkatli değerlendirilmelidir.Öğe Postpartum Dönemdeki Annelerde Demografik ve Obstetrik Özelliklerinin Ebeveyn Özyeterliği Üzerindeki Etkisi(2025) Aypar Akbağ, Nuran Nur; Elmas, SemraBu çalışmanın amacı postpartum dönemdeki annelerin demografik ve obstetrik özelliklerinin ebeveynlik özyeterliklerine etkisini belirlemektir. Tanımlayıcı kesitsel tipte tasarlanan araştırmada postpartum dönemdeki (1-40 gün) annelere kartopu örnekleme yöntemi ile ulaşılmıştır (n=113). Bu çalışma Ekim 2023-Eylül 2024 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırma verileri “Demografik ve Obstetrik Veri Formu” ve “Annenin Algıladığı Ebeveynlik Öz-Yeterlik Ölçeği” kullanılarak toplanmıştır. Tanımlayıcı ve çıkarımsal istatistiksel analizler yapılmıştır. Ortanca anne yaşı 30’dur (Çeyrekler Arası Aralık=6). Katılımcıların %89.4’ü (n=101) isteyerek gebe kalmış, %40.7’si (n=46) normal/vajinal doğum yapmıştır. Annelerin %61.1'i ilk kez doğum yapmış olup, %23'ü düşük ya da kürtaj yaşamıştır. Algılanan ebeveynlik özyeterlik düzeyinin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir (Ortanca=63, Çeyrekler Arası Aralık=13). Annelerin algıladıkları ebeveynlik özyeterlik düzeyi birçok özellikten etkilenmezken yaş, parite, abortus/küretaj deneyimi ve doğum sonu dönemde sosyal desteğe sahip olma durumundan farklı düzeylerde etkilendiği saptanmıştır. Bu bulgular, algılanan ebeveyn özyeterliğini şekillendirmede belirli obstetrik geçmiş faktörlerin ve doğum sonrası sosyal desteğin önemini vurgulamaktadır. Hemşireler, ebeler, psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan multidisipliner ekipler, ebeveynin özyeterliliğini artırmak için eğitim, danışmanlık ve sürekli bakım desteği de dahil olmak üzere bütünsel bakıma aktif olarak dahil olmalıdır.Öğe The experiences in the self-management of gestational diabetes: A qualitative study based on pender’s health promotion model(National Scientific Medical Center, 2023) Aypar Akbağ, Nuran Nur; Aluş Tokat, MerlindaAim: Cultural differences, facilitators or barriers affect lifestyle changes in women with GDM. This descriptive qualitative study examined experiences in self-management of Gestational Diabetes Mellitus (GDM) through Pender’s Health Promotion Model (HPM) of the nursing theories that develop cultural care models. Material and methods: The qualitative descriptive research was designed based on a deductive qualitative content analysis, within the framework of the Health Promotion Model. A total of 23 women, who were diagnosed with GDM, participated in semi-structured interviews. Data were analyzed a deductive qualitative directed content analysis. Results: Three themes that reflected “Behavior-specific cognitions and affect” component of HPM were obtained: perceptual changes, emotional changes, and changes in the support system. Sub-themes such as believing in the benefit of implementation and succeeding, monitoring the implementation, positive support were determined as the facilitating sub-themes. The difficulty of implementations, serious dimension in treatment, believing in failing, fear, stress, sadness, confusion and negative support were identified as barriers in GDM self-management. Conclusion: This study highlighted on the value of the intervention based on Pender’s Model shall guide healthcare professionals in improving and to perform individualized GDM self-management. Also, the educational based on nursing models can increase self-efficacy and motivation in women. © 2023, National Scientific Medical Center. All rights reserved.












