Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Özbek, Arzu" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • [ X ]
    Öğe
    Batı Karadeniz Bölgesi'nde Selçuklu hâkimiyeti
    (Sinop Üniversitesi, 2019) Özbek, Arzu; Tunç, Zekiye
    Büyük Selçuklu Devleti 1071 yılında Malazgirt Savaşı'nda Bizans Devleti'ni mağlup ederek Anadolu'daki fetih faaliyetlerini hızlandırmıştır. Büyük Selçuklu Devleti'nin başlattığı bu fetih hareketleri Türkiye Selçuklu Devleti döneminde Anadolu'nun muhtelif yerlerinde devam etmiştir. Bu muhtelif yerlerden olan Batı Karadeniz, coğrafi konumu ve uluslararası ticaret için önemli güzergâhta yer alması sebepleriyle Türkiye Selçuklu Devleti burayı topraklarına katmıştır. Batı Karadeniz fetihlerini Kutalmışoğlu Süleymanşah ve Emir Karatekin başlatmışlardır. 1080 yılında Kutalmışoğlu Süleymanşah o dönem Bizans toprağı olan Bolu'yu almıştır. Kutalmışoğlu Süleymanşah tarafından görevlendirilen Emir Karatekin ise 1084 yılında Kastamonu, Sinop, Bartın, Karabük ve Zonguldak çevresini Bizans'tan almıştır. Fakat bölgede kurulan bu hâkimiyet kısa sürmüş; 1086 yılında Bizans bu yöreleri geri almıştır. Batı Karadeniz'de kalıcı Türk hâkimiyetini sağlamak isteyen Türkiye Selçuklu Devleti sultanları Bizans'a karşı akınlarını devam ettirmişler ve Bizans'ın bölgedeki en büyük rakipleri olmuşlardır. XI. yüzyılın sonlarında başlayan Haçlı Seferleri Türkiye Selçuklu Devleti'nin bölgedeki fetih hareketlerini durduramamış ve Sultan I. Kılıç Arslan'dan itibaren bölgede tekrar Selçuklu hâkimiyeti görülmeye başlamıştır. XII. yüzyılda da devam eden bu fetihlerde bölge Türkiye Selçuklu ve Bizans devletleri arasında el değiştirmiştir. XIII. yüzyılın ilk çeyreğinde ise bölgede yer alan Kastamonu ve Sinop'ta Türkiye Selçuklu Devleti kesin hâkimiyet kurmuştur. Bu hâkimiyet sonrası başlayan "Anadolu'ya ikinci göç dalgası" ile Türkmenlerin Batı Karadeniz Bölgesi'ne de iskânları olmuş ve bölgenin Türkleşmesi süreci devam etmiştir. Özellikle Sinop ve Kastamonu çevresine bu iskânlar yoğun olmuş ve buralarda Türkiye Selçukluları mimari eserler yapmışlardır. Günümüzde Kastamonu ve Sinop'ta Türk boylarına ait yer adları ve mimari eserler hala mevcut olup, bu durum o dönemde bu iki şehrin bölge tarihi açısından önemini göstermektedir.
  • [ X ]
    Öğe
    SİNOP’TA SELÇUKLU MİRASI
    (2020) Tunç, Zekiye; Özbek, Arzu
    Selçuklular, Çağrı Bey ile başlayan Anadolu’ya akınlarını Sultan Tuğrul, Sultan Alparslan veSultan Melikşah dönemlerinde sürdürerek burada kalıcı fetihler yapmışlardır. Anadolu’da özellikleMalazgirt Savaşı sonrasında hızlanan Selçuklu akınları Sinop’un alınmasına vesile olmuş ve ilkolarak burayı Selçuklu komutanlarından Karatekin fethetmiştir (1084/1085). Karatekin’in Sinop’tahâkimiyeti uzun sürmemiş ve tahminen 1086 yılında Bizans burayı geri almıştır. Türkiye SelçukluSultanı I. İzzeddîn Keykâvus 1214 yılında Sinop’u fethetmiş ve böylece şehir yeniden Türklerin elinegeçmiştir. I. İzzeddîn Keykâvus, Sinop’ta Türk-İslam kültürünü tesis eden ilk Türkiye Selçuklusultanıdır. Sinop İçkale Kitabeleri bu dönemde yazılmıştır.Sinop’un ticari konumu, gerek şehri fetheden Sultan I. İzzeddîn Keykâvus ve gerekse diğerTürkiye Selçuklu sultanları tarafından son derece önemsenmiştir. Sultan I. Alâeddîn Keykûbâdidareci olduğu dönemde Sinop Limanı’nın güvenliğini sağladığı gibi bölgedeki imar faaliyetlerini dedevam ettirmiştir. Anadolu’da Moğol istilasının başlaması Türkiye Selçukluları için son dereceolumsuz sonuçlar doğurmuş ve Sinop’a Trabzon İmparatorluğu hâkim olmuştur (1254/1259).Sinop’a Trabzon İmparatorluğu hâkim olsa da Türkiye Selçukluları şehirden vazgeçmeyip beyleriMuînüddin Süleyman Pervâne vasıtasıyla yeniden burayı geri almışlardır.Sonuç olarak, IV. Haçlı Seferi’nin ardından İznik İmparatorluğu kurulunca Türkiye SelçukluDevleti’nin Adalar Denizi ile bağlantısı kesilmiştir. Türkiye Selçukluları Karadeniz ve Akdeniz’eçıkışları da olmadığından bir kara devleti haline gelmiştir. Dolayısıyla Anadolu’da sıkışıp kalandevletin bir şekilde denizlerle temas kurması gerekmekte idi. Nitekim 1207 ile 1216 yıllarındaAntalya ve 1214 yılında ise Sinop’un alınmaları bu açıdan devlet için zaruri idi. Türkiye SelçuklularıSinop’u fethettikten hemen sonra burada Türk-İslam kültürünü yaymışlardır. Çalışmamızda Sinop’ubir Selçuklu şehrine dönüştürmek isteyen sultanların uyguladıkları politikalar ile yaptırdıklarımimari eserler hakkında bilgi verilmiştir. Sinop’taki İçkale, Alâeddîn Camii, Pervâne Medresesi veDurağan Kervansarayı gibi Türkiye Selçuklu dönemi eserleri günümüzde varlıklarınıkorumaktadırlar. Ayrıca çalışmamızda bu dönemde Sinop’u askeri, dini ve ilmi yönden etkileyenEmir Tayboğa, Çeçe Sultan, Sarı Saltuk gibi şahsiyetlerin hayatları da anlatılmıştır.

| Sinop Üniversitesi | Kütüphane | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı, Sinop, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim